Sözlerime TFIM diyerek başlamak istiyorum sevgili çiftlik,
Thanks Farm, it's Monday! Çok da lazımdı Mandey, bitemedi gün, içim şişti, darlandım ooyyy, bööyle uçasım gidesim geldi, bari delibaşıma eyvahlarımı yazayım da kafamı bulayım dedim...
Şimdi hatırlarsınız, Eyvahlara koş zımbırtısından size bahsetmiştim. Şimdi buraya "işte buradan" ulaşabilirsiniz gibi atraksiyonlar yapmak istiyorum ama zati topu topu 4 yazım var, ordan okuyuverin işte:) Yine de yaptım dayanamadım ehehe:)
Dün 4.sünü gerçekleştirdik... Bu yazı ilkine adanmıştır, buyrunuz:
Velhasıl epiciğimiz maille ön kayıt yaptı, dikkat ederseniz altını çiziyorum, çünkü bu bir önkayıt:) Sonra etkinlik gününden 2 gün önce koşu setimizi almaya Nike'a bir gittik, ve ne görelim organizatör Mehmet San'ın gözünden uffacık bir ayrıntı kaçmıııış, koşu setleri sınırlı sayıdaymış ve bitmiiiş. Şimdi Memo't San control freak bi arkadaşımız olduğu için bu detayı atlamış(!) :) Sonra sonuç olarak koşamayacağımız anlaşıldı:) Memo't San hemen yeni bir organizasyon için kolları sıvadı, o iki gün onun için adeta zindan oldu. Uykuları mı kaçmadı, stresten zona mı olmadı, ağzında yüzünde uçuklar mı çıkmadı, neler neler... Bu eyvahlara koş için ne yapıcam ben diye diye yemeden içmeden kesilen Memo't; Pazar sabahı ablasına sorduğu şu soruyla tarif edilemez bir rahatlama duygusu ve mutlulukla artık Eyvahlara Koş Vol.1.1. için hazırdı.
Soru, Memo't: Melo yaa, benim şimdi bizim şu akbank tayfasını bu sabah bi yerlere götürmem gerekiyo, nere gidek?
Cevap, Melo: Aaaaa adalara gidin hava çok güzel.
Memo't: Okki.
Son 72 saat içinde hallerden hallere giren, gözü dönen, tipi kayan, karar aşamasında yamuldukça yamulan zorlandıkça zorlanan Memo't, eyvahları nereye götüreceğini belirledi ve en önemli kural olan gizlilik kuralını asla ve asla atlamadı. Ehehe zati Bostancı'ya gelince de hiçbirimiz anlamadık zati:)
Sonuç olarak Memo't dadlısına sonsuz teşekkürler... Ne de güzel, gezdik de tozduk da yedik de içtik oooh:)
#eyvahlarakos Vol.1.1. bir Pazar Heybeliadası'nda geçti, o günden gözümüze çarpan en çarpıcı notlar, delibaş koyun farkıyla karşınızda:
#eyvahlarakos Vol.1.1. bir Pazar Heybeliadası'nda geçti, o günden gözümüze çarpan en çarpıcı notlar, delibaş koyun farkıyla karşınızda:
- Daçmin bir türlü Heybeliada'ya gitmek istemedi. İlişkiler dünyasının taçsız kraliçesi Daçmin, kendisini Ada'da rahat hissedemeyeceğini söyledi. Aklımıza kanlıları var acep orda, ya da belalı bir kabadayı sevgilisi mi var gibi sorular geldi. Ya da Daçmin bizden önceki hayatında kaptandı da her sulak arazide gönlü yaralı bir delikanlı mı bırakıyordu, bunlardan bir çoğu da hala Heybeliada'da mıydı? Hanımefendiyi memnun etmenin imkanı yoktu. Off poff afffra tafffra, Burhan (Altıntop) gibi bi huzursuz, bi memnuniyetsiz, ay içimiz şişirdi. Oy çokluğuyla Büyükada yerine Heybeliada'ya gittik, Daçmin de söylendiğiyle kadlı Haspam:) Ahahhah:)
- Sonra Daçmin triballikleri bitti mi tabii ki hayır, neymiş efendim bisiklete binemezmiş, te allaaam! Binesi yokmuş prensesiminizin:) La havle çekerek neyse dedik, yürümeye devam ettik:)
- Ardından bi soluklanalım dedik, bi çay, portik suyu falan içtik, o sırada dedik diğer ayların talihlilerini belirleyelim, bendeniz yazdım kağıtlara attım katlayıp epiciğini ortaya, kuralar çekildi Memo't düdük dadlısı da kurayı İstemik adına çatalla çekti ve tabii ki Kasım talihlisi de İstemik olmuş oldu:) Eheh: İşte o an:
- Farkettiyseniz İstemik bu organizasyonda yoktu, kendisi emmimgiller gelicek Niğde'den, kafamda havluyla börek yapmam gerekiyo diyerek organizasyona katılmadı, gelemedi, hazırlanıp giyinemedi, ama biz onu giydirdik, ay pardon ona giydirdik:) ahahah:) Ama onu omuzlarımızda yaşatmayı da bildik, ahanda böyle:
- Heybiada'da salınırken mesire yerine çıktık, mesire ne la, ahahah:) Sonra çıktık elimiz boş, k.çımız yaş, öyle ele el üstünde oturup denize mi bakıcaz yok mu çekirdek çitleyelim dedik, her şeyi planlayan ama bunu atlayan Memo't San yan masadan pisitlet çarpıp çekirdek, çuklat falan almaya gitti. Tabi o gider gitmez, arkasından organizasyonun mükemmelliğiyle ilgili özellikle Daçmin arkadaşımızla derin zohbetlere daldık:) Yemek kısmına kadar Daçmin tatmin olmayacaktı, bunu anlamıştık:)
- Memo't'un gelmesi ve ağzımızın dolmasıyla, neşemiz arttı, ah sohbetler, ay kahkahlar, oy şenlikler, zıpladık da zıpladık, kudurdukça kudurduk, ardın bir rakı balıkla öncelikle Daçmin ve tabii ki hepimiz mest olduk... Böylelikle ilk eyvahlara koş organizasyonu başarı ile tamamlanmış oldu... Memo't'a tekrar aşırı derecede sevimli teşekkürlerimizi yolluyoruz, ahanda buyrunuz fotolar, behlül kaçar:p
The Delibaş Koyun
.jpg)




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder